Mühendislikte Rüzgar Sanatı (Aerodinamik Nedir?)


Aerodinamik tasarım, taşıtın aerodinamiği, aerodinamik çizgiler… Hemen hemen her otomobil programında, inceleme yazısında veya bir testte duymaya aşina olduğumuz cümleler işte bunlar. Peki nedir bu aerodinamik, ne işe yarar, arabanın neresindedir?

Aerodinamik aslında başlıca bir bilimdir. Bu bilimin en yakın kullanıcıları mühendislerdir. Bu bilim bir katının hava ile olan münasebetini inceler. Yani uçaktan, arabaya; gemiden, köprüye kadar rüzgar ile etkileşen her mühendislik ürününde aerodinamik biliminin kuralları rol alır.

Bu yazıda aerodinamiğin kara taşıtları ve bilhassa otomobiller üzerindeki etkisinden bahsetmeye çalışacağım.

Taşıtta aerodinamik aslında araba saatte 90-100 km/s hızla giderken camdan çıkardığınız elinizin başına gelenlerden ibaret. Eğer eliniz havayı yaracak şekilde duruyorsa bileğinize etki eden kuvvet az; ama havayı avuçlamaya çalışıyorsanız aynı şartlar altında bileğinize gelen kuvvet fazla.

Aynı kuvvet içinde bulunduğunuz taşıt için de söz konusu. Hatta taşıtın hava ile temas alanı çok daha fazla ve haliyle kuvvet de çok büyük. Söz konusu kuvvet araç ileri gitmeye çalışırken onu durdurmaya çalışacak nitelikte iş yapmakta. Dolayısı ile bu kuvvetin azaltılması aracın daha rahat hareket etmesi yani daha hızlı gidebilmesi, daha az yakıt tüketebilmesi ve hatta daha az egzoz gazı salması ile eş anlamlı.

Rüzgar sürtünmelerini azaltmak için yapılabilecek şeyler en basit halleriyle, aracın rüzgar ile dik temas alanını azaltmak, ön camı daha eğik tasarlamak, tavanı basıklaştımak, çıkıntılardan kurtulmaktır diyebiliriz. Yüksek hızla hareket eden araçlarda bütün bu etkiler daha da kıymetlidir. Bu sebeptendir ki Le Mans veya Formula 1 araçları oldukça basık ve çıkıntısız tasarlanır. Bir uçağı uçuran fizik kuralı ne ise bir yarış otomobilini yerde tutan da odur. Gerçekten de bir Formula 1 otomobilinde gördüğünüz kanatlar aslında tasarım olarak ters çevirilmiş uçak kanatlarıdır. Aynı mantık süperspor ve hiperspor otomobillerin tasarımında da açıkça görülür. Yani aslında bu araçların yere yakın, basık ve eğik ön cama sahip tasarlanmaları şekilsel kaygılardan çok fiziksel kaygılardandır.

Spoyler ve difüzör kavramları da tamamen bu kaygıların neticesindedir. Örnek vermek gerekirse: yüksek hızlara ulaşabilen araçların burunları rüzgarı aracın tavanına doğru yönlendirerek aracın ön tekerleklerinde basma kuvveti yaratacak şekilde tasarlanır. Bunun yanında arka taraftaki kanat veya diğer adıyla spoyler aracın arka kısmında rüzgar sürtünmelerine sebep olan havayı dağıtarak bu kuvvetin olumsuz etkilerinden kurtulmak ve buna ek olarak arka tekerleklerde basma kuvvetine sebep olmak amacıyla tasarlanır. Difüzör ise aracın tabanını yalayan havanın arka kısımda aracı terk ederken havanın akışını düzenleyerek, kararsızlıkları ortadan kaldırmak için kullanılır.

Sonuç olarak aerodinamik günümüz araçlarını daha verimli ve hızlı hale getiren bilimdir. Yolda gördüğünüz tüm araçlar seri üretime geçmeden önce rüzgar ile de test edilir.

Onur BUZ

26.04.13 – Karabük

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
What's Your Reaction?
Angry Angry
0
Angry
Cute Cute
0
Cute
Fail Fail
0
Fail
Geeky Geeky
0
Geeky
Lol Lol
0
Lol
Love Love
0
Love
OMG OMG
0
OMG
Win Win
0
Win
WTF WTF
0
WTF

Taşıt Teknolojileri Kulübü Başkan Yardımcısı ve Gönüllü Eğitmen,Karabük Üniversitesi Otomotiv Mühendisliği Mezunu'2014. Kişisel Blog Adresi; http://onurbuz.wordpress.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mühendislikte Rüzgar Sanatı (Aerodinamik Nedir?)

log in

reset password

Back to
log in