Sizin araciniz ne kadar güvenli ?


SEDAD1

Otomobil seçerken artık güvenlik sistemlerine büyük önem vermekteyiz çünkü araç sayılarının artması, yüksek hızlara ulaşabilen araçlara sahip olmamız ile beraber kaza riskleri çoğaldı. Bu kapsamda gelişen teknoloji ile otomobillerde ki aktif ve pasif güvenlik sistemlerini inceleyeceği.z Bu konuda bilgilenmek araç seçimi yaparken aslında kendimizi ne kadar güvene aldığımızı belirlemekte

Aktif güvenlik sistemleri kaza öncesi kontrolü sağlayarak kazanın en hafif şekilde olması veya kazanın önlenmesi için hazırda, tetikte olan sistemlerdir.

ABS (Anti Bloke Fren Sistemi): Frene basıldığında tekerleklerin kilitleyerek kızaklaması sonucu aracın yolda kaymasını engelleyen fren sistemidir. [youtube id=”hwwXukJaTlM” width=”600″ height=”350″]

ESP (Elektronik Stabilite Programı): Fren ve motor kumandasına girerek aracı savrulmalara karşı koruyan bir sistemdir.  . [youtube id=”Y2uXzp2HzKg” width=”600″ height=”350″]

MSR(Motor Freni Kontrolü): Bu sistem ayağın aniden gazdan çekilmesi veya viteste giderken fren yapılması gibi durumlarda motor freni neticesinde çekici tekerleklerin kilitlenmesini önler.

EPS (Electric Power Steering) Elektrik motorundan gelen güçle direksiyonun daha hafif olmasını sağlayan  sistemdir.  [youtube id=”ECUoL5SpOoE” width=”600″ height=”350″]

ASR( anti patinaj sistemidir)  Aracınızın kumlu,çamurlu yollarda patinaj yaparak saplanmasını önler. [youtube id=”FhbC2CMndOk” width=”600″ height=”350″]

EBD  Electronic Brake Force Distribution (Elektronik Fren gücü Dağılımı)sisteminin temel amacı ön ve arka tekerlekler arasındaki frenleme kuvvetinin dengeli şekilde dağıtılmasıdır.  [youtube id=”UpP6WYKrtS4″ width=”600″ height=”350″]

 

Kısaca açıkladığımız sistemlerin daha iyi anlaşılması için birer videolarını izlemenizi öneririm her açıklamadan sonra video link’i koydum.

Sürücü ikaz sistemleri olarak bir çok aktif güvenlik sistemi günümüzde kullanılmaktadır. Kör nokta uyarıcıları, hız bilgilendirme, yaya güvenlik sistemi, akıllı fren sistemi ve dahası  peki bunlar nasıl aktif olarak çalışıyor hem de bizim isteğimiz dışında . Tüm bu anlattıklarımızı kapsayan sisteme akıllı sürüş sistemi denmektedir. Şehir içi belirli bir hızların altında (30-40 km/s)  akıllı sürüş sistemi (smart brake system veya emergency brake system) öndeki aracı veya nesneleri algılayarak fren yapmaktadır. Kör noktaya bir araç girdiğinde araç sizi uyarmaktadır. Akıllı sürüş sistemi bunların hepsini açıklar nitelikte bu sistemin işleyişi tamamen elektronik denetleyiciler ve sinyallerle oluşuyor bu sistemi Mercedes-Benz S serisini ele alarak anlatalım.
Yeni fonksiyonların tümü, yeni bir stereo kamera ve çok aşamalı radar sensörlerden oluşan mevcut sensör sistemini temel alır. Bunlar aracın gözleri ve kulakları olarak işlev görür. Yeni stereo çok amaçlı kamera (SMPC), kısa mesafe stereo kamera ve “6 Boyutlu Görüş” teknolojisi ile aracın görüş menzili büyük ölçüde artar. Kamera, aracın önünde 50 metreye kadar uzamsal algı ve 500 metrelik çevre tanıma sağlar. İleri doğru yol alan araç tarafından, yaklaşan ve kesişen trafik, yayalar ve çeşitli trafik tabelaları ve yol işaretleri algılanır ve bunlara uzamsal bir sınıf atanır. Aracın etrafına konumlandırılmış kısa menzilli radar sensörlerden gelen verilerin yanı sıra orta menzilli algılama özelliklerine sahip uzun menzilli radar sensörlerden gelen veriler, algılanan nesnelere olan uzaklıkla ilgili bilgi verir. Kameradan ve radar sisteminden gelen bilgiler, akıllı bir şekilde birbirleriylebirleştirildikleri bir kontrol birimine gönderilir. “Sensör füzyonu” olarak adlandırılan bu özellik, aracın aktif ve pasif güvenlik teknolojisi arasında sinerjik bir işbirliği sağlar.  [youtube id=”jYPULGbELF8″ width=”600″ height=”350″]

SEDAD2

Pasif güvenlik sistemlerinin başlıcaları ise;

Korumalı yolcu kabini(arabanın karoseri)

Yan barlar,

Üç noktalı emniyet kemeri,

Sürücü-Yolcu-Yan-Smart Hava yastıklarıdır.

İç güvenliğin önemini vurgulamak amacıyla, sabit bir duvara 80 km/h hızla çarpan bir otomobildeki yaklaşık 0,15 saniye süren bir kaza sırasında cereyan eden olaylar izlenmiştir.

0,026. s: Ön tamponlar araca gömülür. Araç, ağırlığının 30 katı kadar bir kuvvetle frenlenir. Eğer emniyet kemeri ve hava yastığı kullanılmıyorsa, taşıttaki yolcular kabin içerisinde 80 km/h hızla hareketlerine devam ederler.

0,039. s: Sürücü, koltuğu ile birlikte 15 cm öne fırlamıştır.

0,044. s: Sürücü, göğüs kafesiyle direksiyona çarpar.

0,050. s: Taşıt ve içindekiler üzerine etkiyen yavaşlatıcı ivme, ~80 g (g: yerçekimi ivmesi, 9,81 m/s2) ye ulaşır, (uçuş simülatörlerinde yapılan denemelerde 6 g’lik bir ivmenin etkisinde kalan bir pilotun yüzündeki tüm etlerin geriye doğru çekildiği, kemiklerinin fırladığı görülmüştür). Yani, taşıt ve içindekilerin üzerine, ağırlıklarının ~80 katı kadar kuvvetler etki etmektedir.

0,068. s: Sürücü, ~9 tonluk bir kuvvetle gösterge paneline çarpar.

0,092. s: Sürücü, yanındaki yolcu ile birlikte, aynı anda kafasını ön cama çarpar. Sürücünün yanındaki yolcu, bu çarpma sonucunda kafasından ölümcül bir yara alarak dışarıya fırlar.

0,100. s: Direksiyon simidi tarafından tutulan sürücü, tekrar aracın içine düşer. O anda ölmüştür.

0,110. s: Araç yavaşça geri çekilmeye başlar.

0,113. s: Sürücünün arkasında oturan yolcu (emniyet kemeri yoksa), sürücünün seviyesine kadar yükselir ve kafasıyla ona sert bir darbe yaparken, aynı anda kendisi de ölümcül biçimde yaralanır.

0,150. s: Cam ve çelik parçaları yere düşer, tekrar sessizlik egemen olur.

Görüldüğü gibi, 0,2 saniyeden daha kısa bir süre içerisinde her şey bitmektedir. Ortaya çıkan enerjinin, 1 ton ağırlığındaki bir otomobili, yaklaşık 30 m yukarıya fırlatabilecek boyutlarda olduğu ifade edilmiştir. Euro NCAP testlerini izlemenizi tavsiye  ederim. Günümüzde ki arabalar bu çarpışma testlerinden belirli standartları geçerek satışa sunulmaktadır. Bu sistemin kurallaştırılmış olması güvenlik adına bir çok buluşun gerçekleşmesine sebep olmuştur.

Emniyet kemerlerinin güvenlilik ve verimlilikleri gerçek kazalarda kanıtlanmıştır. Çarpışma anında kemerlerin gerilmesi ile optimum koruma elde edilmektedir fakat sadece emniyet kemeri ciddi yaralanmaların önüne geçememektedir bunun için hava yastıkları ile beraber çalışması halinde verimlilik artmaktadır çünkü çarpışma anında emniyet kemeri ileri doğru çekildikten sonra kendini korumaya almaktadır buda sürücünün kafa bölgesinin göğüs kısmına değme olasılığını artırmaktadır  tam bu anda işte hava yastıkları ile çalışması güvenliği optimum seviyeye çıkarır.

SEDAD3  Bu resimde kemer boşluğu güzel şekilde görselleştirilmiş. Hava yastıkları  aracın yavaşlama ivmesini hesaplayan kendi elektronik beyni tarafından yönetilir. Elektronik beyin, yeterli düzeyde bir ön darbe olduğunda, sürücü için direksiyon simidi içine, sürücünün yanında oturan yolcu için de torpido gözüne yerleştirilmiş olan ve her ikisinin kafalarını koruyacak biçimde şişen hava yastıklarını harekete geçirir. 60 litrelik bir hava yastığının dolma süresi yaklaşık 40 ms dir. Bazen hava yastıklarının açılmadığını kaza haberlerinden duymuşuzdur peki hangi durumlarda hava yastığı işlev görür?

1-Dik veya araç eksenine 30º+30º toplam 60º’lik açılı çarpmalarda
2-En az 2G’lik çarpma şiddetinde ( G=Yer çekimi ivmesi 9,81 m/sn²)
3-Kontak açıkken
4-Sistemde herhangi bir arıza olmaması durumunda

Arkadan çarpmalarda, üstten çarpmalarda, takla atma durumlarında hava yastıkları açılmaz 1. Maddedeki durumlar geçerlidir.

SEDAD4

Araç karoserinde darbe durumunda enerji absorbe edebilme özelliği bulunan ön yapı, belirli ve olabildiğince düzgün bir yavaşlama ivmesine sebep olmalıdır. Yolcu bölümü ise, mümkün olabildiğince sağlam ve şekil değişimine karşı dirençli olmalıdır. Eskinin ağır gövdeleri yerine, günümüzde uzay kafes (SF-space frame) sistemine göre üretilmekte olan yüksek dayanımlı profillerden yapılan hafif gövdeler ve çarpışma anındaki darbe kuvvetinin yolcu kafesine ulaşmadan sönümlenmesi için eklenen ön deformasyon bağlayıcıları, , çarpışma anındaki kuvvetleri önemli ölçüde absorbe ederek hayat kurtarıcı bir fonksiyon üstlenmektedir. Bir aracın en önemli unsurlarından biride karoser yapısıdır darbelerle bire bir yüzleşen ve mümkün olduğunca en aza indirgemeye çalışan kısmı burasıdır

SEDAD5

Bu resimde aracın gelen kuvvete karşı güç akışları görülmektedir  yapılan deneyler ve incelemeler sonucunda bu kısımlardaki mukavamet artışı güvenliği büyük ölçüde etkilemektedir.

SEDAD6 Taşıt gövdesinin deformasyon ve enerji absorbe etme davranışı bilgisayar sümülasyonları ile analiz edilmektedir. Bunun için, şasi ve tüm gerekli elemanları dahil, taşıt gövdesinin binlerce elemana bölündüğü sonlu elemanlar yöntemi kullanılır. Uzunlamasına darbe sönümleyici kirişlerin resimde görüldüğü gibi akordeon biçiminde deforme olması durumunda absorbe ettiği enerji, eğilmesi halinde absorbe ettiği enerjiden daha fazladır. Bu ise, kirişin uygun tasarımı, levha kalınlığı, kesit biçimi ve yolcu kabini ile taşıtın ön kısmına tutturulma biçimi gibi faktörlere bağımlıdır.

Araç seçiminde güvenlik sistemi neleri değiştire bileceğini kazaları ne kadar minimize edebileceğini ve bu sistemlerin verimliliği hakkında bilinçli olmamızın gerekli olduğuna inanıyorum. Günümüz teknolojisinde bu sistemlerin sürekli geliştirilmesi ile  oluşan teknolojilerden  haberdar olmanızı istedim. Bunlar birer aksesuar değil hayat kurtarıcı şeylerdir  gerçekten işe yarayan can ve mal güvenliğini sağlamış teknolojilerdir. Ömür boyu kazasız yolculuklar dileğiyle.

Sedat IŞIK

Sedat034@gmail.com

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
What's Your Reaction?
Angry Angry
0
Angry
Cute Cute
0
Cute
Fail Fail
0
Fail
Geeky Geeky
0
Geeky
Lol Lol
0
Lol
Love Love
0
Love
OMG OMG
0
OMG
Win Win
0
Win
WTF WTF
0
WTF

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sizin araciniz ne kadar güvenli ?

log in

reset password

Back to
log in